Eski Türk Şiirimizin özünü var eden din – iman – İslam Allah ve peygamber sevgisi Osmanlı’nın son döneminde etkisini iyiden iyiye yitirmiştir. Özellikle Tanzimat ile birlikte Osmanlı aydını yeni temalar, söyleyiş ve biçim arayışına yönelmiştir. Tasavvufi düşünce yerini hümanizme bırakmıştır. Şiirlerde dini söylemden uzak temalar işlenmeye başlamıştır. Cumhuriyet döneminde bu 1960 yıllara kadar dini ve mistik söylem neredeyse unutulmuştur. Mehmet Akif ve birkaç şair dışında dinsel söylemi şiirlerinde kullanan şair kalmamıştır. Bunun başlıca sebepleri şunlardır:

  1. Eski Türk şiirinin Tasavvuf ve dini söylemi uzun yıllar kullanması nedeni ile Türk şiiri tıkanmış yeni söylemlere ihtiyaç duyulmuştur.
  2. Tüm dünyada etkisi artan pozitivizm ve hümanizm anlayışının Osmanlı aydınını da etkisi altına alması
  3. Dini yozlaşmanın geri kalmışlığın sebebi olarak görülmesi
  4. Cumhuriyet ile birlikte aydın zümrenin yönünü iyice Batı’ya dönmesi
  5. Yine Cumhuriyet ile birlikte aydın kesimin tema yelpazesinin iyice genişlemesi;

Gibi sebeplerle dini söylem şiirden uzaklaşmıştır.

1960’lı yıllara gelindiğinde ise İslami söylem Necip Fazıl ve Sezai Karakoç’un şiirlerinde tekrar önem kazanır. Bu iki büyük şairin izinden giden birçok şair yetişir. İslami şiir geleneğin dar kalıbından kurtulur. Yepyeni bir anlayış, biçim ve söyleyişle adeta yeniden doğar. Unutulan İslami değerler şiirlerde ustalıkla işlenmeye başlar. Dini olgular İkinci Yeni şiirinde olduğu gibi mecaza dayalı kapalı bir anlatımla ve zengin bir imge dünyası ile okura sunulur. İslami duyarlılığı yansıtan şairler özellikle hece ile şiir yazsalar da serbest söyleyişi de şiirde ustalıkla kullanmayı bilmişlerdir.

Dini Duyarlılığı ve Metafizik Anlayışı Yansıtan Şiirlerin Genel Özellikleri

  • Bu şiirlerde başlıktan da anlaşılacağı üzere dini olgular  ve mistisizm ön plandadır.
  • Bu şiirlerde bilinenin ötesinde gizemli bir dünyanın (Ahiret) varlığına işaret edilir (Mistisizm)

Çile

Ateşten zehrini tattım bu okun,

Bir anda kül etti can elmasımı.

Sanki burnum, değdi burnuna "yok"un,

Kustum öz ağzımdan kafatasımı.

Necip Fazıl

  • Bilinen dini hikayeler yeni bir söylem ile dile getirilir.
  • Şairler bu şiirlerde ölçü, ahenk olarak bağımsız olsa da söyleyiş olarak ortak bir çizgide kalmışlardır.
  • İslami şiirler militarist içeriğe sahip değildir. Bunun yerine şiirlerde maneviyat ön plana çıkarılmıştır.

Türk Şiirinde Mistisizm

Mistisizm Metafizik ile birlikte düşünülmelidir. Gerçek dünyada fiziksel kurallar ile açıklanamayan olay ve durumlar fizikötesi olarak düşünülmüştür. Ruh, ahiret, zaman gibi bazı evrensel ve İslami değerler de fizikötesi olarak tanımlanır. İşte Mistisizm akıl yolu ile açıklanamayan bilginin sezgi ve inanç yolu ile ortaya konulmasıdır.

Türk Edebiyatında:

Selçuklu Döneminde: Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli

Osmanlı Döneminde: Fuzuli, Şeyh Galip (Hüsn ü Aşk)

Osmanlı Dönemi Tanzimat’ta: Abdülhak Hamit Tarhan (Bknz. Maktber)

Cumhuriyet Dönemi (1950 Öncesi): Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Ahmet Hamdi Tanpınar, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Enis Behiç K, Asaf Halet Çelebi…

Cumhuriyet Dönemi 1960 Sonrası: Cahit Zarifoğlu, İsmet Özel, Erdem Beyazıt, Hilmi Yavuz, Ebubekir Eroğlu, Nurullah Genç;

mistik bir bakış açısı ile şiir yazan şairlerimizdir.

Şairleri Tanıyalım:

cahit zarifoglu mCahit Zarifoğlu (1940 – 1987)

İslami söylemin önemli bir şairidir. Şiirlerinde İkinci Yeni şiirinin izleri görülür. Onu özgün yapan ise İkinci Yeni üslubu ile dini ve mistik konularda şiir yazmasıdır. Şiirlerinde dünyevi arzuları bir kenara bırakmış içe kapanık, yalnız insan tipi karşımıza çıkar. Ölüm, hayat, zaman, merhamet ve günah gibi temaları şiirlerinde çok defa kullandığı görülür. Serbest bir anlayışla şiirler yazmıştır.

Cahit Zarifoğlu Şiir Kitapları: İşaret Çocukları (1967), Yedi Güzel Adam (1973), Menziller (1977), Korku ve Yakarış (1985), Şiirler (Topluca 1989)

ismet ozel mİsmet Özel (1944 - )

Bir şair olmasının yanı sıra resim, müzik gibi başka sanatlarla da ilgilenmiştir. Şiire Marksist bir söylem ile giriş yapmış fakat 1974’ten sonra İslami söyleme yönelmiştir. Şiirlerinde Batı karşıtlığı, yabancılaşma, özgürlük, bunalım ve varoluş gibi temaları işler. Toplumcu söylemin şiiri yozlaştırdığını savunur. Şiirlerinde İkinci Yeni gibi kapalı bir anlatımı tercih etse de güçlü, epik bir söyleyiş ile bu gelenekten ayrılır. Şiirlerinde ölçü ve ahenk olarak serbest davranmıştır.

İsmet Özel Şiir Kitapları: Geceleyin Bir Koşu (1966), Evet İsyan (1969), Cinayetler Kitabı (1975), Celladıma Gülümserken (1984), Erbain (1987), Bir Yusuf Masalı (2000), Bir Yusuf Masalı -Girizgâh (2021)

erdem beyazit mErdem Beyazıt (1939 – 2008)

Şiirlerinde Şehir hayatına kapılıp değerlerinden uzaklaşan insanı, manevi kirliliği, şehir hayatının zorluğunu kendine özgü bir üslup ile anlatmıştır. Kapalı bir anlatım ile geleneksel imgeleri epik bir söylem ile ustalıkla kullanabilmiştir. Şiirlerinde biçim ve üslup olarak İkinci Yeni şiirinin izleri görülür.

Erdem Beyazıt Şiir Kitapları: Sebep Ey (1972), Risaleler (1987)

Dini - Metafizik Şiir Örneği

Hayal

….

Işığın geldiği ülkeye doğru

Korkudan, hüzünden, kinden, ölümden

Ruhunu arayan gölgeye doğru

Kaçıversem bütün hadiselerden

Adım adım aşkın yörüngesinde

Yürüsem leylaya meyhanelerden

O'nu bulsam sessizliğin sesinde

Köşklere kavuşsam viranelerden

….

Nurullah Genç