tem

  • Ana Düşünce (Ana Fikir)

    ÖĞRETİCİ METİNLERDE ANA FİKİR (DÜŞÜNCE)

    Ana düşünce nedir?

    Öğretici Metinlerde Ana Düşünceyi Bulma

    Ana Fikir; konuyla ilgili olarak okuyucuya söylenmek istenen temel düşüncedir. Ya da okuyucuya iletilmek istenen mesajdır, derstir, öğüttür.

    Kimi yazarlar ana düşünceyi sonuç cümlesi olarak vermeyi ilke edinmişlerdir. Bu hem kolayımıza gelir hem de dilimizin genel mantığı içinde düşünüldüğünde doğrudur. Ana düşüncenin sonuç cümlesinde verilmesinin bir başka nedeni de, ana düşünce- onuç cümlesi, paragrafın bütünü düşünüldüğünde tamlanandır, temel düşüncedir, asıl vurgulanmak istenen düşüncedir; onun önündeki açıklama cümleleri ise tamlayandır. Tamlananlar sonda bulunur. Onun için ana düşünce sonuç cümlesiyle verilir. Ancak, bunu kesin bir kural olarak alamayız; yazara, duruma, sözün gelişine göre ana düşünce konu cümlesinde de, sonuç cümlesinde de verilebilir.

    Ana düşünce Cümlesinin Özellikleri:

                                  1-      Geliştirilmeye elverişli olmalıdır.

                                  2-      Açık ve anlaşılır olmalıdır.

                                  3-      Yargı tümcesi olmalıdır.

    "Ülkemizin gelişip yükselmesi için tüm insanlar üzerine düşeni en iyi şekilde yerine getirmelidir." gibi.

    Ana fikir cümlesi bir paragrafın başında olabilir.

    Örnek;

    "Oy verme, 18 yaşına girmiş her Türk’ün mutlaka yerine getirmesi gerekli vatandaşlık görevlerinden biridir. Bu görevden kaçınma ya da onu önemsememe, demokratik bir yönetimi zayıflatır. Çünkü, demokratik yönetim seçim düzenine dayanır. Bu düzenin işleyişi de vatandaşın oy ver¬me görevini bilinçli ve istekli bir biçimde yerine getirmesine bağlıdır."

    Ana fikir cümlesi sonda olabilir.

    Örnek:

    "Sanat adamları daha çok düzeltmek, güzelleştirmek isteyenler arasından çıkar. Hemen hiçbir sanat adamı, gördüklerini olduğu gibi söylemek istememiştir, seçer, büyültür, küçültür, istese de istemese de kendi kişiliğini katar. Gerçekle yetinmez, gerçeği alır, kendi düşleriyle düşünceleriyle yoğurur. Bunun içindir ki, hiçbir sanat adamı bir yandan bir gerçek adamı, bir yandan da bir düş adamı olmaktan kurtulamaz. Sanat adamlarını gerçekçi olmaya çağırmak da, gerçekten daha yüksek bir âlemi anlatmaya çağırmak da boştur, o iki dilek de onun içinde kendilerinden vardır. Tam bir gerçekçi olmak isteyen Emile Zola bile "Sanat, tabiatın bir mizaç açısından görünüşüdür." demekle sanata sanat adamının kişiliğinin, yani düşüncelerinin, düşlerinin, eğilimlerinin, titizliklerinin karıştığını kabul etmiştir. Sanat adamı gerçeği söylemekten kurtulamayacağı gibi, kendini bildirmekten de kaçınamaz.”

    (N. Ataç)

    Ana fikir, paragrafın bütünlüğü içine sindirilmiş olarak verilebilir.

    Örnek:

    "Kararsız, ürkek, çekingen, mızmız insanlar vardır. Bunlar ne iyi ne kötüdürler. Ne hayra ne şerre yararlar, kokmaz bulaşmazlar. Belli bir sıcaklıkları olmayan ılımlılardır bunlar, insanı kızdırır, tedirgin eder; hatta delirtebilirler. Omuzlarından tutmak, itmek, sarsmak isteriz böylelerini... Çünkü konuşmaları gerekirken susarlar, yürümeleri gerekirken dururlar. Ya da susmakla konuşmak, durmakla yürümek arasında sallanırlar. Yargı güçleri yoktur. Sanki iyi diyemezler, kötü diyemezler, çirkin diyemezler, bir hayır ya da evet sözü çıkmaz ağızlarından. Oysa ki, en büyük hürlüğümüz budur bizim: Bir evet ya da hayır diyebilmek...”

    Bu paragrafta ana düşünceyi açıkça belirten bir cümle bulamayız. Çünkü her cümlenin paragraftaki değeri eşittir. Genelinden bir ana fikir çıkartmak istersek: "Mızmızlık kötü bir huydur." diyebiliriz.

    Ana fikir cümlesiyle ilgili (sonuç cümlesi) soru şekilleri:

                                  1-      Paragrafın ana düşüncesi nedir?

                                  2-      Bu paragrafta özellikle vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakiler- den hangisidir?

                                  3-      Paragrafta ele alınan temel konu aşağıdakilerden hangisidir?

                                  4-      Parçada vurgulanmak istenen nedir?

    Verilen bir konuya uygun ana fikir tespit etmek:

    Örnekler:

    Konu: Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. (Atatürk)

    Ana fikir: Toplumun gelişip yücelmesinde çok önemli bir yeri olan sanata gerekli önem verilmelidir.

    Konu: Bir elin nesi var; iki elin sesi var. (Atasözü)

    Ana fikir: Zorlukların üstesinden birlik ve beraberlik içinde daha kolay gelebiliriz.

    Konu: Ormanların yurt kalkınmasındaki yeri ve önemi.

    Ana fikir: Ormanlarımız geliştirilip değerlendirilirse yurdumuz da kalkınacaktır.

    Konu: Gazete okumanın yararları.

    Ana fikir: Gazete okumak yurt ve dünya sorunlarıyla ilgili güncel bilgiler edinmemizi sağlar; bizi daha kültürlü kılar.

  • Anlatımda Tema ve Konu

    KONU:

    Yaşantımız süresince ya bir şeyler okur, bir şeyler yazarız; ya da bir şeyler dinler, bir şeyler konuşuruz. Bütün bunların ele aldıkları, işledikleri birer konulan vardır.

    Üzerine söz söylenen, yazı yazılan her şey konudur. Konular maddesel olduğu gibi, ruhsal da olabilirler. Uzayda yer tutan tüm cisimler, duygu organlarımız üzerinde etkileri olan etmenler, var olduklarını aklımızla kavradığımız görünmez varlıklar hep birer konudur.

    Konuyu, geniş ve dar kapsamlı olmak üzere iki ayrı görüşle ele almakta yarar vardır:

    a-      Geniş kapsamlı konulara genel konular:

    b-      Dar kapsamlı konular ( sınırlı konulur ):

    Dağ, dere, orman, deniz, su, kuş, hayvan, insan, ev, tarla, bahçe, bahar, yaz, kış, sevinç, keder... gibi şeyler genel konulardır.

    Bu konuların genel nitelikleri üzerinde kompozisyon yazmak doğru değildir; günkü yazanı başarısızlığa düşürür. Kompozisyon yazarken, genel konu sınırlandırılarak ele alınır. Bu sınırlandırma, görüş noktamızı saptar. Konu üzerinde görüş noktamız belirince, ne söyleyeceğimizi, ne yazacağımızı biliriz.

    İlkbahar, geniş bir konudur. Eğer bunu sınırlandırırsak:

    Evimizde İlkbahar, Bahçemizde İlkbahar, Bölgemizde İlkbahar, İlkbahar Yiyecekleri, İlkbahar Böcekleri, İlkbahar Kuşları, Yamaçlarda İlkbahar, Ağaçlarda İlkbahar... vb. konular elde ederiz. Bu konulan işlemek kolaydır.

     

    Her konunun başlıca dört öğesi vardır. Bunlar:

    1-      Konunun dayanağı (ana maddesi),

    2-      Görüş noktası,

    3-      Görüş açısı,

    4-      Yazı türü.

    Şimdi bunların ne olduklarını sırasıyla tanıyalım:

    1-      Konunun Dayanağı (Ana Maddesi):

    Bir konunun dayanağı, onun özü, yani ana fikridir. Her konunun bir özü vardır. Yazıda öteki düşüncelerin tümü, bu ana fikir çevresinde toplanmaktadır.

    2-      Görüş Noktası:

    Dayanağı (ana maddesi) belirlenen konunun anlatım yönünden saptanması, görüş noktasını ortaya koyar. Yani ana maddenin anlatılmasına destek olan düşünce, konunun görüş noktası olur.

    Bazen aynı konu üzerinde yazı yazan sanatçıların görüş noktaları değişik olabilir. Bu, yazarın, konuya bakışından ve yazıda işlediği tema ayrılığından doğar. Bu nedenle de yazı olumlu, ya da olumsuz bir sonuca bağlanır. Bir konu ister olumlu, ister olumsuz yönden işlensin, eğer tutulan yol, iyi ve güzel bir anlatımla okuyucu üzerinde etkileyici bir nitelik gösterebilmişse, o kompozisyonda, başarıya ulaşılmış demektir. Hemen şunu belirtmek gerekir ki, bazı konulan ters yönden işlemeye olanak yoktur.

    Bir konu üzerindeki görüş noktası değişikliği, her zaman olumluluk, ya da olumsuzluk bakımından olmaz. Bazen de aynı yönde başka başka görüş noktalan saptanabilir.

    3-      Görüş Açısı:

    Anlatımın kapsadığı alana görüş açısı denir. Anlatımın açı derecesi sınırlandırılmazsa konu dağıtılmış olur. Geometrik açıda derecenin artırılması nasıl açı doğrularının arasındaki açı alanını genişletir, tersi de daraltırsa; görüş açısının gereğinden çok geniş tutulması, anlatımı dağıtır ve gereksiz ayrıntıların yazıya girmesine neden olur. Çok dar tutulması da söylenmesi gereken şeylerin bir çoğunu anlatımın dışında bıraktırır. Bu bakımdan görüş açısının iyi saptanması gerekir.

    4-      Yazı Türü:

    Konunun işlenmesine uygun düşecek yazı türünün seçimi de bundan önceki öğeler kadar önemlidir. Konu, taşıdığı fikir, duygu ve düşünce bakımından makale, fıkra, sohbet, anı vb. küçük çaplı yazı türlerine göre de yazılmayı gerektirebilir. Bir yazının hangi türde yazılacağı, o konunun dayanağı ile görüş noktasının niteliğinden anlaşılır.

    Bazı konular, hiç bir yazı türüne girmez. Başka deyişle bazı yazılar, işlediği konunun karakteri gereğince, başka başka yazı türlerinin nitelik motiflerini bir arada taşıyabilir.

    Her yapıtın üç öğesi vardır. Bunlar:

    1-      Konu,

    2-      Ana fikir,

    3-      Tema (tem = thème).

    Konu:

    Konunun ne olduğu belirtmiştik. Ana fikir, yazının özü demektir. Bir yazıdaki yardımcı fikirlerin tümü, bu ana fikir, yani öz çevresinde toplanır.

    Tema, konudan ayrı şeydir. Çokları konu ile temayı birbirine karıştırır. Bazı kez temaya konu, bazı kez de konuya tema derler.

    TEMA

    Bir yazıda işlenen ve geliştirilen görüş, düşünüş, ya da duyuştur.

    Yazar, yapıtında ele aldığı konuyu basamak yaparak, asıl ereğini ortaya koymağa çalışır. Bu erek, konunun ana fikrinden ayrıdır. Örneğin portakalı konu olarak alan bir yazar, ana fikir olarak portakalın sağlığa faydası üzerinde durabilir. Bu takdirde sadece konu ve ana fikir belirlenmiş olur. Ama bunların yanı sıra yazar, portakalın öteki meyveler karşısında özel tat ve hoş bir kokuya sahip olduğu görüş ve düşüncesini yazısına asıl erek yapmışsa, bu tema olur.

    Her olayın bir meydana geliş şekli vardır. Doğrudan doğruya olayın doğuşunu anlatmak, konuyu anlatmaktır. Fakat bir olayı konu alan yazımızda olayla ilgili kendimize özgü görüş ve düşüncemizi geliştirirsek yazımızın temasını ortaya koymuş oluruz.

    Ana Fikir:

    Bir edebiyat sanatçısının, kendi görüş, anlayış ve sezgisine göre ele aldığı konunun işlenişinde temel tuttuğu ve okuyucular tarafından anlaşılmasını istediği bir fikri vardır. Bu fikre ana fikir denir.

    Ana fikir, bir yazının özü ve omurgasıdır. Yazının kaburgaları olan yardımcı fikirler bu omurgaya bağlanır.

    Bazı yapıtlar birden fazla ana fikir taşımak görünümündedirler. Aslında tüm yazılarda tek ana fikir bulunur. Eğer bir yazıda, birden fazla ana fikir varmış gibi bir görünümle karşılaşmıyorsa, bilinmelidir ki bunlardan biri ana fikir, öteki de temadır.

    Ana fikir hiç bir zaman konu demek değildir. Konu, anlatılan şey; ana fikir, bu anlatılandan çıkan sonuçtur.

    Bir yazının başlığıyla ana fikri arasında sıkı bir bağlantı vardır. Yazı başlığı, ana fikri sembolize edecek bir nitelik taşır.

Yukarı
Ramazan İlbay tarafından tasarlandı milliedebiyat.com | Destek Ramazan İlbay