paragraf

  • Metin ve Paragraf

    Paragraf Çeşitleri

    Edebiyatta yazılı ya da sözlü bir edebi eseri oluşturan kelime, kelime gurubu, cümle ve paragraflardan oluşan anlamlı bütüne metin denir. Metni oluşturan unsurlar rast gele bir araya gelmezler. Metin yazarı belli kurallar dahilinde bazen estetik kaygı ile metni oluşturur.

    Metin düzyazı ya da şiir biçiminde olabilir. Metinler taşıdıkları bu ve benzer özellikleri yönü ile ikiye ayrılır.

    a- Edebi Metin

    b- Öğretici Metin

    Bir metinde paragrafları bir zincirin halkaları gibi düşünebiliriz. Paragraflar bu halkalar gibi bir araya gelerek metni oluşturur. Paragraflar arasında bir anlam bağı vardır. Bu sebeple metinden paragraflar çıkarılamaz. Çıkarılırsa anlamda daralma ve bozulmalar olacaktır. Paragraflar esas değerlerini oluşturdukları birliktelik sayesinde kazanırlar. Paragraflar ile metin arasındaki bu ilişkiye parça-bütün ilişkisi denir. paragraflar arasında hem şekil hem mana yönünden bir bağ vardır

    Örnek:

    “Şimdi izi kalmamış anlattıklarının. Kız kimdi, ne olmuştu, neden kızmıştı, küfürlerinin kaynağı neydi? Biri bile yok aklımda. Ağır ağır yürümüştük. Ta denize kadar onu dinleye dinleye... Bir boşalma anıydı. Yoksa kendine saklardı her şeyini. Sorsanız, kızardı da… “Sana ne?” derdi. Ben, anlatırsa dinlerdim; bir öyküsünü okursa, bir sıkıntısını belirtirse… En iyisi budur. Dost dediğin sıkmaz, üzmez, sorun çıkarmaz, çok da meraklı olmaz. Kişi, kendi dünyasında yaşamalıdır. Hele sanatçıysa, yazarsa, hele hele o sanatçı, o yazar, Sait Faik Abasıyanık ise…”

    Bir gün kalktık Gülhane Parkı’na gittik. Mevsim güzdü. Yapraklar yerlere serilmiş, en hafif esintide ayaklarımıza düşüyor. Kimseler yoktu görünürde. Bir boy yürüdük. Bir aşk öyküsüydü anlattığı… Bu kaçıncı aşktı yaşadığı? Ben birini öykülerinden bilirdim. “Medarı Maişet Motoru"ndan... Hani Adapazarı istasyonunun buharlı camına durmadan adını yazıp sildiği kızı… sonra bir de kolejli vardı. Derken sevgilisiyle barışmış, vazgeçmiş kendisinden yaşlı ünlü yazarın aşkından… Bu kez de bir başkasıydı.”

    Paragraf Türleri

    Metinlerin türleri olduğu gibi paragrafların da türleri vardır. Metinlerde -metnin türüne göre- güldürücü, düşündürücü, hüzün veren, coşturan, mutluluk ve bilgi veren paragraflar yer alabilir.

    1- Vaka Paragrafı: (Olay Paragrafı)

    Bu tür paragraflarda anlatım neden sonuç ilişkisi üzerine kuruludur. Söylenmek istenenler olaylar dahilinde anlatılır. Ve bu olaylar üç bölümden oluşur. Serim, düğüm ve çözüm. Bu paragraflar genellikle roman ve hikaye türlerinde kullanılır.

    Örnek:

     “Nedense ölüp gitmiş insanları birtakım görüntüler içinde yaşatırız belleğimizde… Anılar boşlukta uçan balonlar değildir. Bir yeri, havası, bir konumu vardır. Sait Faik'i de ya bir sinema koltuğunda ya bir parkta ya Beyoğlu Caddesi vitrinleri önünde ya Beyazıt'taki havuzun başında ya Küllük'ün gölgeli bir masasında ya Meserret Kahvesi’nin bir peykesinde anımsıyorum. Ya da Burgaz'daki evde, bir küçük meyhanede…”

    Eski fotoğraflara bakar gibi…”

    2- Düşünce Paragrafı:

    Bu tür paragraflar haber vermek, bilgi vermek, kanıları değiştirmek, aydınlatmak, yönlendirmek gibi amaçlarla oluşturulur. Daha çok öğretici metin türlerinde kullanılır. (Makale, deneme, eleştiri…)

    Örnek:

    “Türklerin en belirgin özelliği, “hür ve müstakil olarak yaşama”, dünyaya hâkim olma iradesidir. Türk tarih ve kültüründe bunu gösteren pek çok örnek vardır. Fakat Türk, münasebette bulunduğu veya idaresi altına aldığı kavimlere saygılı ve adil olmasını da bilmiştir. Anadolu Türk’ünün başarısını sadece kılıç kuvveti ile izaha kalkışmak çok yanlış bir görüştür.”

    3- Tasvir Paragrafı:

    Bu tür paragraflarda soyut ya da somut bir eşya, tabiat ve kavramın zihinde canlandırmak maksadıyla betimlemesi yapılır. Betimleme gerçekçi ve izlenimci olarak iki türlüdür. Betimleme sözcükler ile resim yapma sanatıdır.

     

    Örnek:

    “Duyguları çiçeklerle süslemek, hatıraları çiçeklerle beslemek, sevgileri çiçeklerle ifade etmek birer güzel söyleyiştir. Göğüslerde çiçekler, vazolarda çiçekler, düğünlerde çiçekler hatta sevgili kayıplarımızın mezarlarında çiçekler, daima çiçek kadar temiz duyguları ifade eder. Çiçeklere iç âlemlerimizin çiçekleşen duyguları diye bakabildiğimiz zaman, onlarda göreceğimiz güzellikler, eskisinden zengin olur.”

    4- Tahlil Paragrafı:

    Bu tür paragraflarda bir konu neden sonuç ilişkisi ile ele alınıp mantık süzgecinden geçirilerek sunulur. Metnin sonunda yazar çıkarımda bulunur. Bir çeşit betimlemedir; fakat betimlemeden farklı olarak yargı bildirilir.

    Örnek:

    “Moliere gerçek yaşama yöneltmiştir güldürüyü. (II) Insanoğlunun evrensel çarpıklıklarını, oyunlarının odak noktası yapmıştır. (III) Evrenselliği de buradan gelmektedir. (IV) Kişileri, toplumsal çevreyle bütünleştirmiş, toplumsal çevreyi çözümlemede birer tip olarak kullanmıştır. (V) Çünkü tipleştirmenin belirleyici özelliği, kişiyi biçimlendiren çevrenin niteliklerini kişide toplamaktır.”

    5- Açıklama Paragrafı:

    Bu tür paragraflarda konu ayrıntıları ile ortaya konur. Konunun genel hatları çizilir ve konu tanımlama, karşılaştırma gibi yollarla açıklanır. Daha çok bilimsel metinlerde kullanılır.

    Örnek:

    Algılamak nesnel olan sanatsal eylemin ilkidir. Algılanan varlık, yani “ben olmayan”, şarttır sanatın doğması için. Ama salt nesnellikle de açıklanamaz sanat. Öznellik nesnelliğe etki yapmazsa sanat değil, günlük yaşam ya da gerçek varlığın ta kendisi çıkar ortaya. Sanat nesnelin algılanıp öznelin algı üzerine etki yapmasıdır.

    6- Tartışma Paragrafı:

    Bu tür paragraflarda bir konu farklı bakış açıları ile değerlendirilerek sunulur. Yazar ortaya bir görüş atar; bu görüşe ters düşen başkaca fikirleri de belirterek tartışma yaratır. Paragrafta bir asıl bir de karşıt olmak üzere iki görüş bulunur.

     

    Örnek:

    “Bir eleştirmenin sanat eserini değerlendirebilmesi için, o sanat dalından anlaması, onun özelliklerini bilmesi ve kafasında bir ölçü oluşturması gerekir. Yani, bir müzik meraklısının kalkıp edebiyat eleştirisi yapmak istemesi yanlıştır. Bunun gibi, sanat üzerinde sadece genel bazı beğenileri olan birinin, bu beğenilere dayanarak, sanat eseri iyidir ya da kötüdür diye yargılaması doğru olmaz. Eleştirme olmaz bu. Zira elinde ölçü yoktur bir kere, ölçünün doğruluğu ise hiç yoktur.”

    7- Mizahi Paragraf:

    Bu tür paragraflarda yazar okuru güldürücü, düşündürücü olaylar anlatır. Çoğunlukla olay paragrafı ile birlikte kullanılır.

  • Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları

    Paragraflar küçük düşünce birlikleridir. Yazar duygu ve düşüncesini en iyi şekilde iletmeyi ister. Bu amaçla şairlerin söz ve mana sanatlarından yararlandığı gibi yazarlar da düşünce geliştirme yollarından yararlanır. Bir düşüncenin yüzeysel bir şekilde sunulması bilginin gerçek değerinin anlaşılmasını güçleştirecektir. Bir yemeğin içine konulan baharatlar nasıl yemeğin tadını güzelleştiriyorsa düşünceyi geliştirme yolları da bir yazının mana evrenini zenginleştirmektedir.

    Düşünceyi Geliştirmeye Niçin ihtiyaç duyarız?

    Bir  düşünce ancak belli bir topluluk tarafından kabul gördüğü sürece yaşayabilecektir. Bundan yüz yıllar önce dünyanın düz olduğu düşüncesi insanlar tarafından kabul görmekte iken Galileo tarafından ortaya sürülen yeni bir düşünce bu ilk düşüncenin unutulmasına neden olmuştur. Peki bu yeni düşünce nasıl olmuşta önceki düşünceyi unutturmuş ve değer kazanmıştır? Bu sorunun cevabını aşağıda düşünceyi geliştirme yollarının özelliklerine bakarak bulabiliriz.

    Düşünceyi geliştirme yollarının özellikleri:

     Ana düşünceyi desteklemek maksadı ile kullanılırlar.

    Ana düşüncede ortaya atılan fikri çeşitli yollarla zenginleştirirler.

    Ana fikrin sınırlarının belirlenmesine yardımcı olurlar.

    Düşüncenin zihinde somutlaşmasına yardımcı olurlar.

    Nesnellik taşırlar.

    Ana düşünceyle ilgili ipucu verirler.

    Buradan da anlaşılacağı üzere düşünceyi geliştirme yolları kullanılarak ortaya atılan bir fikrin benimsenmesi yüzeysel bir fikrin benimsenmesinden daha kolaydır.

    Düşünceyi Geliştirme Yollarının Kullanıldığı Metinler

    Düşünceyi geliştirme yolları çoğunlukla öğretici metinlerde kullanılmaktadır. Her metinde metnin içeriğine bağlı olarak farklı bir düşünceyi geliştirme yolu kullanılabilir. Bir makalede örnekleme, tanık gösterme kullanılırken deneme ya da eleştiride soru sorma, karşılaştırma kullanılabilir. Bir metinde birden fazla düşünceyi geliştirme yolundan da yararlanılabilir.

    Bir Metinde Kullanılan Düşünceyi Geliştirme Yolunu Bulma

    Metinde kullanılan düşünceyi geliştirme yolunu bulmak için her şeyden önce her bir yolun özellikleri ve bu geliştirme yollarının farkları net bir şekilde öğrenilmelidir. Ayrıca metin türlerini tanımak da düşünceyi geliştirme yolunun tespit edilmesini kolaylaştıracaktır. Düşünceyi geliştirme yolları metnin ana düşüncesi ile doğrudan bağlantılıdır.

    Aşağıdaki örnekleri inceleyelim:

    “Son sekiz on yıl içinde, gazetelerin baskı adedinde görülmedik bir artış var. Bir vakitler İstanbul'da çıkan bütün gazetelerin tiraj yekûnu yüz bini bulmazken bugün ayrı ayrı gazeteler yüz bin, yüz elli bin üzerinde baskı yapıyorlar. Buna, şüphesiz sevinmek lazım. Çok partili rejimin, basın ve vicdan hürriyetinin sağladığı nimetlerden birisi de budur. Ama gazete, başmakale, fıkra, tefrika romanı okumak, okuyan insan olmaya yetmez.”

    Ahmet Muhip DIRANAS

    Yukarıdaki metnin ana fikri “gazete okumanın önemi” dir.

    Anlaşılacağı üzere yazar gazete okumanın “okuyan insan” olmaya yetmeyeceği görüşünü savunmaktadır. Buna rağmen gazete okumanın önemini yadsımaz.

    İşte yazar bu düşüncesini savunmak gazetelerin baskı miktarlarından bahsederek “bilimsel verilerden yararlanma”; yıllar arasındaki farkı vurgulayarak “karşılaştırma” yollarından yararlanmıştır.

    “Bir kitabı okumadan köşeye atıp mahkum edenler vardır. Onlara benzememeye çalışalım. Gerçek okuyucular, hoşlarına gitmeyen kitaplardan bile ağırbaşlı bir dille bahsederler. Kendilerini naza çekenler ancak sahte okuyuculardır. Goethe'nin şu sözünü asla unutmayalım: “İçinde iyi bir tarafı bulunmayacak kadar kötü kitap yoktur.” Okumadığını söylemek cesaretini gösterecek az insan vardır. Bu gibilere Rousseau'yu (Ruso), Montesquieu'yu (Monteskiyö), Chateaubriand'ı (Şatobriyan) övün, okumamış olduklarından küçümser bir eda ile cevap verirler.”

    Antoine ALBALAT

    Bu paragrafta yazar kötü kitap olamayacağını, her kitabın bir değerinin olduğunu savunmaktadır.

    Bu düşüncesini kanıtlamak için Goethe’nin bir sözünü alıntı yaparak “ tanık gösterme; benzer yazarları sıralayarak “örnekleme” yollarından yararlanmıştır.

    Düşünceyi Geliştirme Yolları Nelerdir?

    1- Tanım Yapma

    Bir düşüncenin sınırlarının çizilerek temelde karşıladığı kavram ya da kavramların betimlemesinin yapılmasına tanımlama denir. Tanımlama bir düşüncenin kısa yoldan açıklamasıdır.  Tanımlama cümleleri çoğunlukla cevher fiili olan  -dır eki ile bitirilir.

    “Sıfatlar isimlerin önüne gelerek onları türlü yönlerden belirten ve niteleyen kelimelerdir.”

    Cümlesinde “ sıfatın” tanımı yapılmıştır. Bir paragrafta tanımlama cümlesi genellikle başta bulunur. Paragrafların giriş bölümlerinde tanımlama yapılır.

    Tanımlama ile açıklama kavramları bir biri ile karışmaktadır. Tanımlama açıklama yoluna göre daha kısa ve sınırlıdır tanımlamalarda detaya girilmez.

    2- Açıklama Yapma

    Açıklama tanımlamanın aksine bir düşüncenin detaylarının belirtilmesidir. Açıklama tanımlanmış bir fikrin bilinmeyen ya da az bilinen özelliklerinin betimlenmesidir. Açıklama bir paragrafın gelişme bölümünde kullanılan düşünceyi geliştirme yoludur. Bir düşüncenin birden çok yönünün olması ve tanımlanması durumunda tanımlamalar bir bütün olarak düşünülür ve açıklama adını alır. Açıklamaya anlaşılması güç bazı olay, kavram ya da durumların bulunması durumlarında başvurulur.

    Örnek:

    “Sıfatlar isimlerin önüne gelerek onları türlü yönlerden niteleyen ve belirten kelimelerdir.(Tanımlama) sıfatlar iki başlıkta incelenir. Bir: Niteleme sıfatları; iki: Belirtme sıfatları.(Açıklama)”

    Yukarıdaki örnekte görüldüğü üzere açıklama bir bilginin detayları ile sunulmasıdır.

    3- Örnek Verme (Örnekleme)

    Bir düşüncenin ona yakın asıl düşünceyi hatırlatıcı, destekleyici türlü kavram, isim ve durumlar ile desteklenmesine örnekleme denir. Örnekleme bir düşüncenin karşı tarafa benimsetilmesi, düşüncenin daha iyi anlaşılması için kullanılır.

    Örnekleme ile tanık gösterme yolları bir biri ile karımaktadır. Örnekleme bir ya da birkaç destekleyici bilginin, örneğin sıralanmasıdır. Tanık gösterme ise yeterliliği toplumca kabul görmüş bir uzmanın konu ile ilgili görüşlerinden alıntı yapılır.

    Örnek:

    “Son dönemde Türk Edebiyatında çok başarılı roman yazarları yetişmiştir. Romancılığımızdan tüm Avrupa’da bahsedilir olmuştur. Çin’de dahi bir Orhan Pamuk ya da Yaşar Kemal adını duymayan yoktur.”

    Yukarıdaki cümlede yazar roman türünde başarılı olduğumuz düşüncesini desteklemek için bu alanda başarılı yazarlarımızdan örnek vermiştir.

    4- Tanık Gösterme (Şahit Tutma)

    Paragrafta bir düşüncenin ilgili konuda uzmanlığı ve yeterliliği kabul görmüş bir kişiden alıntı yapılarak desteklenmesi yoluna tanık gösterme denir. Bir düşüncenin tanık gösterilerek desteklenmesi güvenilirliğini arttıracaktır.

    Örnek:

    “Dil toplumları birlikte tutan toplumsal anlaşmayı ve uzlaşmayı sağlayan bir araçtır. Ne demiş Kaşgarlı Mahmut “Dil ile düğümlenen diş ile çözülemez.”

    Yukarıdaki cümlede düşünceyi desteklemek için Kaşgarlı Mahmut ve sözü tanık gösterilmiştir.

    5- Sayısal Veri Sunma (Bilimsel Verilerden Yararlanma)

    Paragrafta bir düşünceyi matematiksel ya da sayısal verilerden yararlanarak destekleme yoluna sayısal verilerden yararlanma denir. Bir metinde sayısal veriler kullanma metnin geçerliliğini ve güvenilirliğini arttıracaktır.

    Örnek:

    “ Türkiye’de ne yazık ki şiir okunmuyor. Birçok kişinin hayatının bir döneminde şiir ile ilgilendiği, şiir yazdığı, en azından şiir yazmayı denediği düşünülünce ortada bir çelişkinin olduğu görülür. Şiire karşı ilginin azlığı elbette şiir kitaplarının satış oranlarından da anlaşılmaktadır. Son on yılda toplam şiir kitabı satışı sadece bin iki yüzdür. Peki neden şiir kitabı almıyoruz? Şiiri sevmeyi ne zaman bıraktık?”

    Yukarıdaki metinde şiir okuma oranları hakkında sayısal bilgi verilerek ana fikre dikkat çekilmiştir.

    6- Karşılaştırma

    Paragrafta bir düşüncenin zıttı ya da benzeri kullanılarak öne sürülmesi yoluna karşılaştırma denir. Yazarın düşüncesini bu şekilde öne sürmesindeki amaç okurun düşünmesini sağlamaktır. Elbette bu karşılaştırmada yazar temel düşünceyi ön plana çıkaracaktır.

    a- Benzerlikleri Kullanma

    Yazarın düşüncesini benzetme ve betimleme yaparak zihinde canlandırması, düşünceyi somutlaması ya da soyutlamasıdır.

    Örnek:

    “Şiir yazmak inşaat kurmaya benzer önce binanın sınırlarını çizer sonra temellerini atarsın. Şiirin sınırları tema ile çizilir. Esas fikri yakaladığınızda ise şiir yazmaya başlayabilirsiniz.”

    Yukarıdaki metinde şiir ile inşaat kurma arasındaki benzerlikten yararlanılmıştır.

    b- Zıtlıklardan Yararlanma

    Yazarın düşüncesini ona zıt bir kavram ile desteklemesine zıtlıklardan yararlanma denir. Yazarın zıtlıkları kullanmasının temel sebebi okurda kıyaslama yaptırarak kendi düşüncesini benimsetme isteğidir.

    Örnek:

    “Düz yazı yazara sınırsız özgürlük sunar. Yazarken düşüncenizi istediğiniz gibi ifade edebilirsiniz. Kelime ve ifade seçmekte özgürsünüzdür. Halbuki şiirde belli kalıpların dışına çıkamazsınız.

    Yukarıdaki metinde yazar düşüncesini desteklemek için düzyazının zıttı olan şiir kavramından yararlanmıştır.

    7-Tekrardan ve İmgeden Yararlanma

    Paragrafta bir düşüncenin belli aralıklarla aynen ya da benzer şekilde tekrar edilmesi yoluna tekrardan yararlanma denir. Tekrarlama şiirde kullanılırsa buna tekrir sanatı denir.

    Metinde bir kavram ya da ifade kalıbının tekrar edilmesine imgeleme denir. Yazarın imge ve tekrardan yararlanmasının temel sebebi düşüncesini benimsetmektir.

    Örnek:

    “Şiir ne bilgi ne yetenek işidir. Şiir kalp ile olur. Herhangi bir şeye sevgi ya da aşk ile bağlı olmayan şiir yazamaz.”

    Şiir sözü yukarıdaki metinde çok defa yinelenmiştir.

    “Batı kimdir. Batı denilince akla hangi kavramlar gelir. Bizim için batı son iki yüz yıldır bizim için medeniyet kavramı ile özdeş olmuştur. Halbuki içinde insanlık sevgisinin olmadığı bir Batı’da nasıl medeniyetten bahsedilebilir. Biz medeniyetimizi özümüze dönerek sıfırdan inşa etmeliyiz.”

    Yukarıdaki metinde Batı sözü imgedir.

    8- Soru Sorma

    Paragrafta bir düşüncenin konu ile doğrudan ya da dolaylı sorularla desteklenmesi yoluna soru sorma denir. Yazar soru yolu ile düşünceyi zenginleştirir; okuru düşünmeye sevk eder.

    Örnek:

    “Batı kimdir. Batı denilince akla hangi kavramlar gelir. Bizim için batı son iki yüz yıldır bizim için medeniyet kavramı ile özdeş olmuştur. Halbuki içinde insanlık sevgisinin olmadığı bir Batı’da nasıl medeniyetten bahsedilebilir. Biz medeniyetimizi özümüze dönerek sıfırdan inşa etmeliyiz.”

    Yukarıdaki metinde yazar metnin başında soru yolu ile okuru düşündürmeyi amaçlamıştır.

Yukarı
Ramazan İlbay tarafından tasarlandı milliedebiyat.com | Destek Ramazan İlbay