Son Yazılar

Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir

Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir

Özellikle Osmanlı’nın son dönemlerinde Batı uygarlığına karş...

1960 Sonrası Toplumsal Eğilimleri Yansıtan Şiir

1960 Sonrası Toplumsal Eğilimleri Yansıtan Şiir

1960'tan sonra ülkemizin siyasal ortamında yeni bir değişikl...

Edebiyat ve Toplum İlişkisi

Edebiyat ve Toplum İlişkisi

Edebiyat insanı anlatır. İnsana dair her şey edebiyatın konu...

Yeni Abonelikler

Abone Ol ve Haberdar Ol AEkibimizden en son haberleri ve gün...

İletişim

İletişim milliedebiyat.com web sitemizin yayın politikası ve...

Hakkımızda

Hakkımızda

Sitemizi Tanıyalım Sitemizde Edebiyat ve Dil tarihimiz boyun...

En Çok Okunanlar

Metin ve Yapı (kişi, yer, zaman, olay, anlatıcı)

Metin ve Yapı (kişi, yer, zaman, olay, anlatıcı)

OLAY ÇEVRESİNDE GELİŞEN EDEBİ METİNLERDE YAPI Anlatmaya ve G...

Hece, Aruz ve Serbest Ölçü

ŞİİRDE ÖLÇÜ Ölçülü Şiir Yazma Türk Şiirinde Ölçü Bir şiirde...

Şiir İnceleme

Şiir İnceleme

ŞİİR İNCELEME YÖNTEMİ Şiir Nasıl İncelenir? Şiir İnceleme Ör...

Sınıf Geçme

Sınıf Geçme

Kaç Zayıf ile Sınıf Geçilir? Lisede Nasıl Geçilir? Sınıf Nas...

Eski Metinlerde Kullanılan Arapça Farsça Kelimeler

SÖZLÜK A Ada - Düşmanlar. Addetmek - Saymak. Ağrep - Pek gar...

Edebiyatın Bilimlerle İlişkisi

EDEBİYATA YARDIMCI BİLİM DALLARI Edebiyata Yakın Bilimler Ed...

Türk Edebiyatı

Edebi Türler

Seçme Yazılar

Edebiyat ve Toplum İlişkisi

Edebiyat ve Toplum İlişkisi

Edebiyat insanı anlatır. İnsana dair her şey edebiyatın konusudur. Sanatçı eserinde ne kadar istese de kendi kişiliğini gizleyemez; çevresinden uzaklaşamaz. Eserinde dile getirdikleri aslında kendi yaşantısı ve gerçeklerinin zihninde yeniden şekillendirilerek sunulmasından ibarettir. Sanatçı da toplumun bir parçasıdır. Bu yönüyle toplumun ortak algısını(zihniyetini) dile getirmesi gayet doğaldır. Edebiyat toplumun aynasıdır. Bir toplumun maddi, manevi bütün değerlerini kendi süzgecinden geçirerek tekrar sunar. Bir toplumu tanımak istesek o toplumun edebiyat ürünlerine bakmamız yeterlidir. Bu tanıma elbette zamana ve mekana göre değişecektir. Örnek:...

Çanakkalade Sahipsiz,Kayıp Şehitler

Çanakkalade Sahipsiz,Kayıp Şehitler

MEZARSIZ, İSİMSİZ, KAYIP ŞEHİDİM. Rüzgârın, yağmurun erozyonuyla Yeryüzüne çıkan şehit kemiği. Sendemi vuruldun ‘’o gün’’pusuyla Bugünde geçerli ‘’o ‘’kalleşliği. Yaşının beş katı 97 yıl. Nasıl fark edilip, görülmedin.? Seller mi üstüne attı kum, çakıl. Yasin’le bir kabre gömülmedin... Savruldu mu bedenin patlamada Ellimizde olan hangi kemiğin.? Vatana aşkını ispatlama da. Bu şekil sevilir VATAN DEDİĞİN. Kusurlu, Suçluyum beni bağışla Akşemsettin olup seni bulmadım. Toprağını sevdim ben her yağışta. Gittiğin yolundan uzak kalmadım. Annen,baban,eşin ailen kimdir.? Mezarsız, isimsiz kayıp şehidim. Ailende,...

Mardin'den Nobele

Mardin'den Nobele

Bölücülük değil eğitim yapmış. Hücrenin duvarını dele, dele. Ne Atatürk ilkelerinden sapmış, Mardin'den Nobel'e bir mücadele. Laikliğe sadık bir Atatürkçü. Doyuma erişmiş, sanmayın kürkçü. Ataya adadı ödülü çünkü, Mardin'den Nobel'e bir mücadele. Ne kadar övünse az, şimdi Savur. Ya Nusaybin, Silvan, Diyarbakır, Sur.! Dilde değil zihniyette hep kusur. Mardin'den Nobel'e kimin hayali.? Savaşın ödülü Türkmen'e farzken, Yaşamak, yaşatmak herkese farzken, İki yüzlü olmak geçerli tarzken Mardin'den Nobel'e insan modeli. ORHAN AFACAN İzmir-12.12.2015

Kanuninin Hürrem Sultana Yazdığı Şiir

Kanuninin Hürrem Sultana Yazdığı Şiir

Celîs-i halvetim, varım, habîbim mâh-ı tâbânım Enîsim, mahremim, varım, güzeller şâhı sultânım   Hayatım hâsılım,ömrüm, şarab-ı kevserim, adnim Bahârım, behçetim, rûzum, nigârım verd-i handânım   Neşâtım,işretim, bezmim, çerâğim, neyyirim, şem'im Turuncu u nâr u nârencim, benim şem'-i şebistânım   Nebâtım, sükkerim, gencim, cihân içinde bî-rencim Azîzim, Yüsuf'um varım, gönül Mısr'ındaki hânım   Stanbûlum, Karaman'ım, diyâr-ı milket-i Rüm'um Bedehşân'ım ve Kıpçağım ve Bağdâd'ım, Horasânım   Saçı mârım, kaşı yayım, gözü pür fitne, bîmârım Ölürsem boynuna kanım, meded hey nâ-müselmânım   Kapında,çünki...

Cenneti Cehennemi Seninle Gördüm

Cenneti Cehennemi Seninle Gördüm

Dünyanın çarkını döndüremedim Ağlayan gözleri güldüremedim Ömrümü yolunda feda ettim de Kendimi bir türlü sevindiremedim Baharı bitirdim hazana döndüm Bir alev topudum ansızın söndüm Dünyada yaşarken inanki öldüm Cenneti cehennemi seninle gördüm

Duaya Açılmış Manevi Eller

Duaya Açılmış Manevi Eller

  Birinci, ikinci sayfa Kur’an’da          Duaya açılmış manevi eller. Mekke’yle, Medine ayni zamanda           Duaya açılmış manevi eller. Medine Bakara, Mekke Fatiha.         “Hamd” alemler Rabbı tek Allah'a Kur’an üstüne söz olurmu daha              Duaya açılmış manevi eller. Ne güzel yapılmış benzersiz tertip,        Okutur, okunur içini çekip. Bitirirsin nihayet “âmin” deyip.                  Duaya açılmış manevi eller. Kur’an yedi ayette özetlenmiş.     Beş ayet içinde tevhit bitmemiş. İman edenler evvelden netlenmiş   Duaya açılmış manevi eller. Kudüs, Kâbe,...

Sevdanın Gölgesinde

Sevdanın Gölgesinde

  Şimdi senden çok uzaklardayım sevdiğim Senin izini sürüyorum, peşindeyim Dalgalar vurmuş kıyıya... Deniz yıldızları can çekişiyorBeklemekteler, Bir dalga daha vurur kıyıyaOnları da beraberinde götürsün diyeAma bekledikleri dalga bir türlü gelmiyorAksine azgın dalgalar dinmiş; deniz sakinleşmişBeklenen dalgalar kim bilir nerdeydi.Belki de gelmeyecektiKim bilir? Deniz yıldızları da sevdanın gölgesindeSonsuzluğa uzanan kıyıdakaybolur giderler. Gülben   

Edebiyat Tarihi

TÜRK EDEBİYATI Türk Edebiyatı Tarihi Nereden Başlar? Türk tarihi Türklerin yeryüzünde göründüğü, Türk edebiyatı tarihi de Türkçe ilk yazının yazıldığı tarihten başlar. Türkler, tarihin kaydettiği insan topluluklarının en eskilerinden biri olduğuna göre, gerek anayurtları olan Orta Asya’da, gerek göçlerle yayıldıkları türlü bölgelerde çeşitli uygarlıklar kuran Türklerin tarihine, çok eski çağlardan başlamak gerekecektir. Tarihçi meydana çıkacak yeni belgelere göre, bu görevi üzerine alacaktır. Bugün elimizde bulunan belgeler, M. V-VIII. yüzyıllara değgin anıtlarla mezar taşlarındaki yazıtlardır. Bu kalıntılar, yazdı edebiyatımızı daha eski...

Fatihin Hz.Muhammed'e Yazdığı Şiir

Fatihin Hz.Muhammed'e Yazdığı Şiir

Senin teninde değmeyen, Yağmuru istemem, Meltemi istemem.   Sana yanmayan yıldızı, istemem. Bülbüller söyleyecekse, seni söylesin Senden okumayan, Bülbülün Ne söylerse dinlemem.   Özlemim sen olacaksan, Yansın yüreğim Sılası sen olmayan vatanım, Gurbet istemem vatan istemem.   Senden gayri bir aşkla kül olursa kalbim, Bu kalbi istemem, Sonu sana çıkmayan yollum, Yönü istemem yollu istemem.   Kalbini fethedecekse, Geçerim bin Sena’yı birden, Yoksa neyime bu fethi, İstemem Mısırı, istemem cihanı.   Ben sultan Mehmet’im, Önündeyim Kostantinin, Yakarım ben bu şehri,...

Uygarlık Kuşakları

Dünyada Başlıca Uygarlık Kuşakları Uygarlık, dünyada, İsa’dan binlerce yıl önce başlayıp bugüne değin dört coğrafya kuşağı üzerinde gelişmiştir. Uzakdoğu uygarlık kuşağı (Japonya, Çin, Hind, vb.) Bu uygarlık günümüze kadar sürüp gelmiştir. Orta ve Yakındoğu uygarlık kuşağı (Mısır, Mezopotamya [Sümer, Akad, Babil, Asur, vb.], İran [Elam, Med, Pers], Suriye [Fenike, Filistin, Anadolu] Hitit, vb.). Bu uygarlık, Ege uygarlık kuşağının oluşmasını etkilemiştir. Dünyanın ilk büyük uygarlıklarının oluştuğu bu bölgede (özellikle) Arabistan, Mısır, Suriye, Irak [Mezopotamya], İran, vb. de) Ortaçağ’dan bu yana yeni...

XI – XII. Yüzyıllarda İslamiyet ve Türk Kültürü

XI – XII. Yüzyıllarda İslamiyet ve Türk Kültürü

Türklerin Müslüman Oluşu İslam Medeniyeti ve Türkler Türkler, İslam dini ilk defa miladi XIII. Yüzyılda tanışmıştır. İslamiyet’in bu yayılma devresinde Türkler ile Müslüman Arapların ilk münasebetleri savaşlar ile olmuştur. Müslüman Araplar İran devletini kısa sürede hakimiyetine almış ve Farslar arasında İslamiyet hızla yayılmıştır. Türklerin İslamiyet’i kabulü ise bir savaştan ziyade gönül birliği ile olmuştur. Müslüman Araplar Türkler ile ilk savaşlarında Türklerin üstün mukavemeti karşısında geri çekilmek zorunda kalmış, bu milletin savaş ile zapt olunmayacağını anlayınca ise iyi ilişkiler ve hoşgörü...

Mesnevi

Mesnevi

XIV. Yüzyıldan XIX. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlı Edebiyatı Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler Mesnevi Nedir? Mesnevi bir Klasik Türk edebiyatı nazım biçimidir. Kelime olarak “ikişer”, “ikilik” anlamına gelmektedir. Kaside, gazel gibi nazım biçimlerinden ayrılan en önemli özelliği kafiye düzenidir. Mesnevilerde her beyit kendi arasında kafiyelidir. Bu özelliği sayesinde şairler kafiye bulma zorluğu çekmemiş, çok uzun şiirler yazabilmiştir. Kafiye Şeması: aa – bb – cc – dd … Not: Klasik Türk edebiyatında mesneviler roman ve hikaye gibi anlatma esaslı ve düzyazı türlerin yerine kullanılmıştır. Divan...

XIII- XIV. Yy. Öğretici Metinler

XIII- XIV. Yy. Öğretici Metinler

10. Sınıf Öğretici Metinler (XIII- XIV. Yy.) İslami Dönem İlk Öğretici Metin Örnekleri Bu yüzyıllarda yaşanan siyasi olaylar, Moğol baskısı, dini kültürel değişimlerin yarattığı olumsuz ortamda insanlar bir çıkış yolu olarak tasavvufa yönelmiştir. İnsanlara doğru yolu göstermek, insanların iyi ve kötüyü ayırt etmesini sağlamak, yeni tanışılan dinin, İslam’ın, kurallarını ve imanın gereklerini insanlara öğretmek gibi maksatlarla bu dönemde birçok öğretici metin türünde eser kaleme alınmıştır. Bu eserler vasıtası ile insanlara bu dünyanın gelip geçici olduğu, önemli olanın insanın dünyada iyiyi...

XIII- XIV. yy. Öğretici Metinler, Dini, Tıbbi Metinler

XIII- XIV. yy. Öğretici Metinler, Dini, Tıbbi Metinler

XIII- XIV. yy. Öğretici Metin Örnekleri 13. 14. Yüzyılda Anadolu’da dini konuların başında Peygamber Efendimizin doğum hadisesinin anlatıldığı mevlitler gelmektedir. Bu konuda Anadolu’da yazılmış ilk mevlid ise Erzurumlu Kadı Darir’in “Siretü’n Nebi ve Mevlid” manzumesidir. Örnek: Siretü’n Nebi ve Mevlid .. Ayun on iki gicesinden on bişine degin üç gün gice ve gündüz aydınlıh olur, ol üç günün gicelerinde Abdülmuttalib Kâbe'den evine varmazıdı. Irteyedegin Kâbe'yi tavâf eyleridi. Çün ol isneyn gicesi kim Resûl’ün mevlûdı gicesiyidi. Şeybe, Âmine Hâtun katına geldi. Eksügin geregin gördi....

14. Asırdan 19. Asra Kadar Anadolu’da Divan Edebiyatı

14. Asırdan 19. Asra Kadar Anadolu’da Divan Edebiyatı

Klasik Türk Edebiyatı Yüksek Zümre Edebiyatı, Klasik Türk Edebiyatı, Dîvan Edebiyatı Klasik Türk edebiyatı özellikleri yönü ile incelendiğinde bir yüksek zümre edebiyatı olduğu sonucuna varılır. Zira bazı şair ve yazarlar saray tarafından teşvik ve himaye edilmiştir. Bu eski gelenekte saray, çoğunlukla padişah tarafından bizzat, himaye görmek, yardım ve destek almak birçok şair ve yazarın istek ve emelidir. Örneğin; Eski geleneğin büyük şairlerinden Fuzuli’nin İstanbul ziyareti işte bu sebepledir. İlk bakışta olumsuz bir durum gibi görünse de aslında saray tarafından büyük sanatkarların himaye edilmesi Klasik Türk Edebiyatının gelişmesini,...

Çağdaş Dram

ÇAĞDAŞ DRAM VE ÖZELLİKLERİ Günümüz Tiyatrosunun Özellikleri Çağdaş Dram Hakkında Bilgi Batı tiyatro geleneğinin klasik Yunanda başlangıcından beridir drama özellikle son derece görülür, insanların gözüne çarpan yapılarla ilişkili halde gündeme geldi. Her bir büyük şehirde tiyatro oyunlarının sergileneceği yapılar inşa edildi. Öyle ki günümüze kadar ulaşan antik Yunan ve Roma tiyatro yapıları bu medeniyetlerle anılır oldu. İlk tiyatro oyunlarının böyle özel mekanlarda elit insanlara hitap eden bir eğlence olarak ortaya çıkmasına rağmen özellikle 20. Yy’dan sonra tiyatronun alanı ve hitap...

XIII- XIV. yy. Halk Fıkraları, Nasrettin Hoca Fıkraları

XIII- XIV. yy. Halk Fıkraları, Nasrettin Hoca Fıkraları

Halk Fıkraları, Bektaşi Fıkraları Geniş bir kültür ve hayat birikimine sahip bir milletin çeşitli olay ve durumları bu kültür ve birikimi kullanarak kıvrak bir zeka ile alaya alması, gülmece ile süslemesi elbette kaçınılmazdır. Genel Türk tarihinin her açıdan en maceralı, çalkantılı dönemi 13 - 14. yüzyıldır. Bu yüzyıllarda yaşanan olumlu olumsuz birçok olay Anadolu insanına hayat tecrübesi olmuştur. Farklı milletlerin, kavim ve beyliklerin kültür, dil, din kaynaşması zengin bir medeniyetin doğmasına vesile olmuştur. Halk fıkraları sosyal hayatın ilk bakışta, düşünüşte...

Tanzimat Dönemi Sanatçıları

Tanzimat Dönemi Sanatçıları

Tanzimat Dönemi Yazar ve Şairler 1-        Ahmet Cevdet Paşa Ahmet Cevdet Paşa Encümen-i Daniş’in önemli bir üyesidir. 1822-1895 yılları arasında yaşamıştır. Tanzimat’ın diğer sanatçıları gibi Koca Mustafa Reşit Paşa tarafından destek görmüştür. Cevdet Paşa tanınmış bir aileden gelmektedir. Dedesi Pulatkıran Ahmet Ağa 1711 Prut savaşına katılmış bir askerdir. Cevdet Paşa küçüklükten iyi bir medrese eğitimi almış zeki, çalışkan, azimli bir insandır. Osmanlıda çeşitli devlet kademelerinde görev almıştır. Cevdet ismi ona devrin tanınmış sanatçılarından şair Fehim tarafından verilmiştir. Devrin diğer sanatçıları gibi...

Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler (XIII- XIV. yy.)

Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler (XIII- XIV. yy.)

Oğuz Türkçesi, Kahramanlık Hikayeleri XIII- XIV. Asırda Anlatmaya Bağlı Metinler Anadolu’nun Türleşmesinde ve Türk dil ve edebiyatının Anadolu’da yayılmasında halk ozanlarının etkisi oldukça büyüktür. Bu gezgin, derviş şairler Anadolu’nun türlü coğrafyalarında sazları ile birlikte şiir söylemiş hikayeler, destanlar anlatmıştır. Bunlar, savaş şiirleri, aşk şiirleri, doğa şiirleri ve günlük olayları anlatan şiirlerdi. Sadece halk arasında değil aynı zamanda saray çevresinde de şiir söyleyip hikaye anlatan saz şairleri vardı. XIII ve XIV. asırda gelişen Anadolu, Oğuz halk edebiyatı, sonraki yüzyıllarda halk hikayeciliği ve halk...

Öğretici Metinlerde Zihniyet

ÖĞRETİCİ METİNLERDE ZİHNİYET Metin ve Zihniyet Arasındaki İlişki? Öğretici Metinlerde Zihniyeti Belirleme Edebiyatın her döneminde deneme, eleştiri, fıkra gibi farklı türlerde öğretici metinler kaleme alınmıştır. Bu öğretici metinler dönemlerinden bağımsız olarak düşünülemez. Her metin döneminin sanat ve kültür hayatını yansıtan bir belge niteliği taşır. Bu yönü ile öğretici metinler ile dönemin kültür ve sanat hayatı arasındaki bağlantıya “zihniyet” denilmektedir. Yazar herhangi bir konuda fikirlerini, araştırma – inceleme sonuçlarını, gözlemlerini vb. aktarırken dönemin ortak düşünce yapısından, sanat anlayışından, bakış açısından yani...

Güzel Sanatlarda Edebiyatın Yeri

EDEBİYAT VE GÜZEL SANATLAR Edebiyat Sanatı Edebiyat Hangi Sanat Dalı Edebiyat malzemesi dil olan bir güzel sanat dalıdır. Dil seslerden yani harf, hece, kelime ve cümlelerden oluşur. Dilde bu unsurlar rastgele bir araya gelmez. Dili oluşturan kurallar vardır. Edebiyat dili kullanarak ürün, eser ortaya koyar. Dil ile oluşturulan her türlü ürün sanat eseri olarak kabul edilmez. Edebiyatta bir ürünün sanat eseri olarak kabul edilmesi dili en mükemmel şekli ile kullanması ile olur. Böylelikle ortaya konan eserin şu özellikleri taşıması beklenir:...

Türkü

Anonim Halk Şiiri Nazım Biçimleri Türkü Nedir? Türkü Çeşitleri Anonim halk şiirinin en yaygın nazım biçimidir. Özel ezgiler ile söylenir. Türküler önemli olaylar üzerine söylenir. Halk arasında türkü söylemek türkü yakmak tabirleri kullanılır. Meydana gelen hazin bir olay, ölüm, aşk, savaş türküler ile dile getirilir. Gurbetteki birine duyulan özlem, sevilen bir kişinin ölümü, savaşlarda kaybedilen insanlar, hayat zorluğu gibi konular türküler ile dillendirilmiştir. Türküler yapı yönünden iki bölümden oluşur. Bunlardan ilki asıl duygu ve düşüncenin söylendiği bölümdür üç veya dört dizeden oluşur....

Fatih Sultan Mehmet'in Şiiriyle Hz İsa

Fatih Sultan Mehmet'in Şiiriyle Hz İsa

Bağlamaz firdevse gönlünü Kalatayı gören Servi anmaz onda ol serv-i dilârâyı gören   Bir firengî şîveli İsayî gördüm onda kim Lebleri dirisidür der idi İsâyı gören   Akl u fehmin dîn ü îmânın nice zabt eylesün Kâfir olur hey müselmânlar o tersâyı gören   Kevseri anmaz ol içdiği mey-i nâbı içen Mescide varmaz o varduğı kilisâyı gören   Bir Frengi kafir olduğunu bilürdi Avniya Belün ü boynunda zünnari çelipayı gören.   Günümüz Türkçesi   Galata’yı gören gönlünü Firdevs Cennet Bahçesine...

Halk Şiiri

Türk Halk Şiiri Halk Şiirinin Özellikleri Halk şiiri deyince akla halkın kendi içinde kendi kültür, dil ve deneyimleri ile ürettiği türkü, mani, koşma, destan gibi ürünler gelmektedir. Bunların bazıları halkın ortak malı iken (anonim) bazıları belli şairler tarafından söylenmiştir. Bu şiir geleneğinin de klasik şiirimizde olduğu gibi kendine özgü ölçüsü, şekilleri ve dil-üslubu vardır. Halk şiiri tarihin her döneminde varlığını korumuştur. Din, dil, coğrafya gibi değişimlerden etkilenmiş; toplumsal hayatta meydana gelen değişmeler ile söyleyişini güçlendirerek zenginleştirmiştir. Özellikle İslam kültür ve...

XIII- XIV. yy. Öğretici Metinler, Tasavvuf Metinleri, Şairler

XIII- XIV. yy. Öğretici Metinler, Tasavvuf Metinleri, Şairler

XIII- XIV. yy. Tasavvuf Geleneği Metin ve Yazarlar Tasavvufi Metinler XIII- XIV. yy. Tasavvufi Metin Örnekleri Anadolu coğrafyasında onüç ve on dördüncü asırda Türk tasavvuf geleneği hızlı ve sistemli bir gelişme gösterir. İslam kültürünün Anadolu’da yayılması tekke ve tarikatlar aracılığı ile hızlanmıştır. İnsanlar bu bunalımlı dönemde tasavvuf düşüncesine sığınır. Tasavvuf geleneğinin en büyük şairleri, bu yüzyıllarda Anadolu’da yetişmiştir. Anadolu’da yoğun Moğol baskısı ve iç mücadelelerden bıkmış, bezmiş halk teselliyi tasavvuf ehli derviş sofilerde bulmuştur. Büyük şehirlerde tekke medrese geleneği yaygınlaşmıştır....

Edebiyat Nedir?

EDEBİYAT Yabancı medeniyetlerde literatüre diye adlandırılan ( yazılı ya da sözlü üretilmiş her türlü ürün ) “Edebiyat” sözü ilk defa Tanzimat şairleri ve yazarları tarafından kullanılmıştır. Daha eski dönemde, onun yerine, şiir ve inşa (nesir) sözleri vardı. Ziya Paşa’nın aynı adlı eseri “Şiir ve İnşa”)   “Edebiyat” sözü birden çok anlamda kullanılmaktadır.   1—Yazılı ya da sözlü üretilmiş her türlü ürün. ( Batıda edebiyat tanımı) Bir sanat amacı güdülsün güdülmesin, her türlü söz ve yazı, bir devrin dilini ve anlatım...

9. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi Konu Listesi:

9. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KONU LİSTESİ İlgili başlığa tıklayarak konu hakkındaki makaleye ulaşabilirsiniz. I. ÜNİTE: GÜZEL SANATLAR VE EDEBİYAT                           1-               Güzel Sanatlarda Edebiyatın Yeri                           2-               Edebiyatın Bilimlerle İlişkisi                           3-               Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri ve önemi                           4-               Metin                           5-               Edebi Metin II. ÜNİTE: COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİR)                           1-          Şiir inceleme Yöntemi -              Zihniyet -              Yapı -              Tema -              Şiir Dili -              Ahenk (Ses ve Ritim) -              Gerçeklik ve Anlam -              Şiir ve Gelenek -              Yorum -              Metin ve Şair              ...

Murabba

MURABBA NAZIM BİÇİMİ Murabba Nedir? Murabba Örneği Klasik Şiirimizde üçlük veya dörtlükler ile başlayıp art arda beşlik altılık sekizlik onluk … bentler ile devam ettirilen manzumelere musammat denir. Bunlardan üçlük ile başlayanlar müselles; dörtlük (kıta) ile başlayanlar ise murabba olarak adlandırılır. Klasik Türk Şiirinde dörtlüklerden (Kıta) oluşan nazım biçimlerinden biri de Murabba’dır. Kafiye düzeni şu şekildedir: aaaa /bbba / ccca / ddda ... İlk dörtlük kendi arasında uyaklı, diğer dörtlükler ise ilk üç mısraı kendi arasında son mısra ise ilk dörtlük ile uyaklıdır. Not:İlk bent bazen...

Anlam ve Yorum (Öğretici Metinler)

ÖĞRETİCİ METİNLERİ ANLAMA VE YORUMLAMA Öğretici Metinlerde Anlam Bir eserin anlamlı tüm birimlerinde ortaya konan düşünce, davranış veya olguya anlam denir. Bunu kısaca edebi eserin anlatmak istediği şey olarak tanımlayabiliriz. (Bakınız: Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör) Her şeyden önce öğretici metin türlerinde anlamın tutarlı düşünceler ile sağlanması beklenir. Bu sebeple öğretici metin yazarı nesnel bir dil kullanır. Ortaya koyduğu fikirleri sağlam temellere dayandırır....

Destan Dönemi Olay Çevresinde Oluşan Metinler

Destan Kahramanları, Destan Dili ile Doğal Dil Destan Anlatıcısı Destanların milletlerin tarihinde meydana gelen savaş, göç, doğal afetler gibi önemli ve büyük olaylardan hareketle hayal gücü kullanılarak oluşturulduğunu daha önce belirtmiştir. Her millet, kendi tarihinde topyekun halkı etkilemiş önemli olaylar yaşamıştır. Bu olaylar zaman içinde o milletin ozanları tarafından süslenerek destanlaştırılmıştır. İşte tarih sürecinde çok çalkantılı bir hayat süren Türk milleti de bir çok destan üretmiştir. Türk milleti tarih boyunca tek bir destana bağlı kalıp onu zenginleştirmeye fırsat bulamamıştır. Bu...

Kaside

Kaside

Divan Şiiri Nazım Biçimleri Kasidenin Özellikleri Kaside Nedir? Kaside “kastetmek” anlamıyla din ya da devlet büyüklerini övmek isteğiyle yazılmış özel şiirlerdir. Kasidelerin belli bir amaç doğrultusunda yazılmış olması onun sanatsal yönünü zayıflatmamıştır. Şairlerin birçoğu döneminin padişahını övmek için kaside yazmıştır. Bu şekilde hem kendileri sanatları ile insanları ihya etmiş hem de devrin ileri gelenlerince takdir toplamışlardır. Bu sanatçılar devrin ileri gelenlerince – özellikle padişahlarca- destek görmüş ihya edilmiştir. Kasideler çeşitli bölümlere ayrılır. Bu bölümler zaman içinde kalıplaşmıştır. Kaside toplamda altı bölümden oluşur....

Metin ve Yazar

METİN VE YAZAR İLİŞKİSİ Metinlerin Yazarın Hayatından İzler Taşıması Anlatmaya ve göstermeye bağlı metinlerde metnin inandırıcılığı, gerçekliği ve başarısı yazarın gözlem ve hayal gücüne, dili kullanma yeteneğine, bilgi birikimine vb. bağlıdır. Yazar eserini oluştururken en çok hayal gücünü kullanır. Böylelikle ortaya konan eserde yazar kendi gözlem ve deneyimlerini de metne koymuş olur. Her yazıda mutlaka yazarın yaşantısının izleri bulunur. Bir romanda veya hikayede olayın geçtiği yer, kahramanlardan biri veya birkaçı, anlatılan dönem yazarın hayatı ile örtüşür. Ancak hiçbir yazar kendi...

Mani

Anonim Halk Şiiri Nazım Biçimleri Mani Nedir? Mani Türleri Yedili hece ölçüsü ile yazılması nedeni ile halk şiirinin en küçük nazım biçimi olarak kabul edilir. Yedili hecenin durakları 4+3 veya 5+2 şeklindedir. Manilerde asıl söylenmek istenen son dizede belirtilir. İlk iki dizenin manide söylenmek istenen durum ile bağlantısı çok zayıftır. Üçüncü dize ise doldurma dizedir; kafiye yönünden serbesttir. Son dize ise söyleyiş gücünü göstermek için sanatlıdır. Bu durumda dört dizelik bir maninin kafiye şeması şu şekildedir: a-a-x-a Örnek: Akşam arada kaldı...

Semai

Aşık Tarzı Halk Şiiri Nazım Biçimleri Semai Nedir? Semai Nazım Biçiminin Özellikleri Aşık Tarzı halk şiirinde sekizli hece ölçüsü ile yazılan sevgi, ayrılık, gurbet, doğa vb. temalı şiirlerdir. Koşmaya benzer; ancak hece sayısı yönünden koşmadan ayrılır. Semailer hecenin 4+4 veya 5+3’lük kalıpları ile yazılır. Semailerde anlatım koşmalara göre daha canlı ve içtendir. Semailer özel ezgilerle söylenir. Örnek: İncecikten bir kar yağar Tozar Elif Elif diye Deli gönül abdal olmuş Gezer Elif Elif diye Elif'in uğru nakışlı Yavru balaban bakışlı Yayla...

« »

Son Yorumlar

  • Seni hiç alakadar et... Tümü
    :ŞŞŞŞŞŞŞŞ 2 hafta önce.
  • neslihan Tümü
    abdurrezak yazdı:
    Çok işime yaradı
    4 hafta önce.
  • adnan Tümü
    fırkateyn kelimesinin anlamını da... 4 hafta önce.
  • Mustafa Tümü
    Sen de kimsin Cumartesi, 11 Eylül 2021
  • züleyha Tümü
    Bu 12. sınıf konusu değil Cumartesi, 11 Eylül 2021

Giriş Yap

Çevrimiçi Kişiler

56 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Edebiyat Nedir?

Osmanlı'da Yahudi Komedileri

Yahudi Komedileri Hammer on altıncı yüzyıl sonlarında yapılan bir düğünü anlatırken yahudilerin oynadığı komedilerden söz...

Tiyatronun İlk İnsanla Başlayışı

Genel bir Tiyatro Tarihi’nin ilk sayfalarını karıştırırsanız, “Tiyatronun 3000 yılı” ya da “Tiyatronun 2500 yılı”...

Türk ve Dünya Edebiyatında...

TİYATRO Tiyatro kelimesi dilimize Yunancadan geçmiştir; Dram, trajedi gibi eserlerin oynandığı(temsil edildiği)yer; Tiyatro için oynanan,...

« »

İçerik Görselleri

Yukarı